Aile Hukuku5 dk okumaG: 18 Mayıs 2026

Boşanma Davasında Nafaka Türleri: Tedbir, İştirak, Yoksulluk (2026)

Boşanma dosyasında 'nafaka' tek bir kalem değildir; uygulamada üç farklı türde nafaka karar verilebilir ve her birinin yasal dayanağı, süresi ve hesaplama mantığı birbirinden ayrıdır. Tedbir nafakası dava süresince geçerli olur, iştirak nafakası çocuk için karar kesinleştikten sonra başlar, yoksulluk nafakası ise yetişkin eş için kural olarak süresiz hükmedilir. Bu rehberde her bir nafaka türünü yasal çerçevesi, hesaplama yöntemi ve sona erme koşullarıyla birlikte inceleyeceğiz.

Telefondan Daha Hızlı Yazın

Word dosyasıyla, hizalamayla uğraşmayın. Dilekçe Bot soruları sorsun, siz cevaplayın. PDF'iniz anında hazır olsun.

  • Otomatik resmi format
  • Hukuki standartlara uygun şablonlar
  • Genel dilekçe ve Schengen mektubunu 23 dilde yazın veya çevirin
  • Resmi PDF çıktısı
Uygulamayı İndir

Tedbir nafakası: dava süresince geçici nafaka

Tedbir nafakası, boşanma davası açıldığı andan kararın kesinleşmesine kadar geçerli olan geçici bir nafaka türüdür. Yasal dayanağı TMK m. 169 olup; hakim, dava süresince eşlerin barınması, geçimi ve müşterek çocukların bakım, koruma ile eğitimine ilişkin gerekli geçici önlemleri re'sen alabilir.

Yani tedbir nafakası için tarafın açıkça talep etmesi şart değildir; hakim gerekli görürse kendi inisiyatifiyle de hükmedebilir. Yine de uygulamada miktarın belirlenmesi açısından dilekçede somut bir talep yapmak, hakimi yönlendirici olur ve dosyanın akışını hızlandırır.

Tedbir nafakası iki başlık altında istenebilir: eş için kişisel tedbir nafakası ve müşterek çocuk için tedbir nafakası. Eş için olan, geçim sıkıntısı çeken tarafa ödenir; çocuk için olan ise velayet kendisinde geçici olarak bulunan ebeveyne ödenir.

  • Başlama tarihi: dava tarihi.
  • Sona erme tarihi: kararın kesinleşmesi.
  • Talep şartı: hakim re'sen karar verebilir; talep edilmesi miktar belirlemede yararlıdır.
  • Hesaplama: tarafların gelir-gider durumu, çocuğun ihtiyaçları, evlilik standardı dikkate alınır.

İştirak nafakası: çocuk için sürekli nafaka

İştirak nafakası, velayet kendisinde olmayan ebeveynin müşterek çocuğun bakım, eğitim ve geçim giderlerine katılması için ödediği nafakadır. Yasal dayanağı TMK m. 182 ile m. 327 ve devamı olup, çocuk reşit olana (kural olarak 18 yaş) kadar veya bazı durumlarda eğitim süresince devam eder.

İştirak nafakası kararın kesinleşmesinden sonra başlar; bu yüzden dava süresince çocuk için para almak gerekiyorsa eş için değil çocuk için tedbir nafakası da talep edilmelidir. Karar kesinleştikten sonra tedbir nafakası yerini iştirak nafakasına bırakır.

  • Başlama tarihi: kararın kesinleşmesi.
  • Sona erme: çocuğun reşit olması; eğitim hayatı devam ediyorsa TMK m. 328/2 uyarınca devam edebilir.
  • Yükümlü: velayet kendisinde olmayan eş.
  • Hesaplama: çocuğun yaşı, eğitim/sağlık ihtiyaçları, anne-baba arasındaki gelir farkı, evlilik standardı.

Dikkat

İştirak nafakası çocuğun reşit olmasıyla otomatik sona ermez; çocuk eğitimini sürdürüyor ve kendisini geçindirme imkanı bulamıyorsa TMK m. 328/2 uyarınca eğitim süresi boyunca devam edebilir. Ayrıca reşit çocuk doğrudan kendisi de nafaka davası açabilir.

Yoksulluk nafakası: yetişkin eş için süresiz nafaka

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş için diğer eş tarafından ödenen nafakadır. TMK m. 175 uyarınca, kusuru daha ağır olmayan ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eş, mali gücü oranında diğer eşten yoksulluk nafakası talep edebilir.

Yoksulluk nafakasının üç temel şartı vardır: (1) talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması, (2) talep eden eşin kusurunun diğer eşten ağır olmaması, (3) nafaka yükümlüsünün mali gücünün uygun olması. Yoksulluk kavramı 'asgari geçim sınırının altında kalmak' olarak yorumlanır; ancak Yargıtay uygulamasında bu kavram dosyaya göre farklı değerlendirilebilir.

Yoksulluk nafakası kural olarak süresizdir; ancak TMK m. 176 kapsamında belirli olaylarla kendiliğinden sona erer.

  • Sona erme nedenleri (TMK m. 176/3): nafaka alanın yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü, nafaka alanın evlenmeden bir başkasıyla fiilen birlikte yaşaması, haysiyetsiz hayat sürmesi veya yoksulluğunun ortadan kalkması.
  • Bu olaylardan biri gerçekleştiğinde nafaka yükümlüsü, sona erme talebiyle ayrı bir dava açabilir veya nafakayı tek taraflı kesmek istemiyorsa indirim/sona erme davası yoluna gidebilir.

Maddi ve manevi tazminat: nafakadan ayrı kalemler

Boşanma davasında tazminat ile nafaka birbirine karıştırılan kavramlardır. Tazminat geçmişte yaşanan zararın karşılığıdır; nafaka ise geleceğe yönelik düzenli ödemedir.

TMK m. 174 uyarınca, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu taraftan maddi tazminat talep edebilir. Yine aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca kişilik hakkına saldırı niteliğindeki davranışlar varsa manevi tazminat da istenebilir.

Tazminat tek seferde ödenir veya dosyaya göre taksitlendirilir; nafaka gibi düzenli ödeme değildir.

Nafaka miktarı nasıl belirlenir?

Türk hukukunda nafakanın miktarını belirleyen sabit bir formül yoktur. Hakim her dosyada şu kriterleri birlikte değerlendirir:

  • Tarafların gelir durumu: maaş, kira geliri, ticari kazanç, sosyal güvenlik geliri.
  • Tarafların gider durumu: konut, sağlık, eğitim, varsa diğer çocuklara ödenen nafakalar.
  • Evlilik birliğinin standardı: tarafların evlilik süresince sürdürdüğü yaşam düzeyi.
  • Müşterek çocuğun yaşı, sağlık durumu ve eğitim ihtiyacı (iştirak nafakasında).
  • Tarafların kusur dağılımı (özellikle yoksulluk nafakasında belirleyici).
  • Enflasyon ve değişen koşullar; uygulamada bazı kararlarda TÜFE oranı endeks olarak hükme bağlanır.

Endeksleme: TÜFE artış maddesi

Nafakanın enflasyon karşısında erimesini önlemek için kararda 'her yıl TÜFE oranı kadar artırılır' gibi bir endeks maddesi yer alabilir. Anlaşmalı boşanmada protokole bu madde eklendiğinde mahkeme uygun bulursa hüküm fıkrasına yansıtır; çekişmeli dosyalarda hakim re'sen veya talep üzerine endeksleme kurabilir.

Endeksli nafaka, her yıl yeniden artırım davası açma ihtiyacını büyük ölçüde azaltır. Endeks olmayan kararlarda nafaka tutarı yetersiz kalırsa TMK m. 176 ve 331 uyarınca nafaka artırım davası açılması gerekir.

Nafakanın ödenmemesi durumunda ne olur?

Mahkeme kararıyla hükmedilen nafaka, normal alacaklar gibi icra yoluyla takip edilebilir. Üstelik İcra ve İflas Kanunu m. 344 uyarınca kasten ödenmeyen nafaka borcunda 'tazyik hapsi' (3 aya kadar) söz konusudur.

Tazyik hapsi cezası verilmesi için alacaklının önce icra takibi başlatması ve borçluya 'nafaka ödememe' suç duyurusunda bulunması gerekir. Borç tamamen ödendiğinde tazyik hapsi düşer; bu yüzden hapsin amacı ödemeyi sağlamaktır, cezalandırma değildir.

Dilekçe Bot Editörlüğü

Dilekçe Bot Editörlüğü

Yasal Yazışma ve Mevzuat Takip Birimi

Dilekçe Bot Editörlüğü, güncel mevzuat standartlarını ve resmi yazışma kurallarını takip ederek kullanıcılara en doğru dilekçe taslaklarını sunmak için içerik üretmektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır; güncel mevzuat ve somut olayınız bakımından farklılık gösterebilir, hukuki tavsiye veya avukat görüşü yerine geçmez. Somut durumunuz için mutlaka bir avukata ya da yetkili hukuk uzmanına danışın.