Kira Hukuku3 dk okumaG: 18 Nisan 2026

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Rehberi (TBK 350)

İhtiyaç nedeniyle tahliye, kiracıya en zor verilebilecek tahliye sebeplerinden biridir; çünkü mahkeme yalnızca 'beyan edilen' değil, somut olarak ispat edilen ihtiyacı kabul eder. Bu yazıda TBK 350 uyarınca ihtiyaç tahliyesinin kimler için ileri sürülebileceğini, samimi ihtiyacın ne anlama geldiğini ve dava sürecinin pratik yönetimini anlatıyoruz.

Telefondan Daha Hızlı Yazın

Word dosyasıyla, hizalamayla uğraşmayın. Dilekçe Bot soruları sorsun, siz cevaplayın. PDF'iniz anında hazır olsun.

  • Otomatik resmi format
  • Hukuki standartlara uygun şablonlar
  • Genel dilekçe ve Schengen mektubunu 23 dilde yazın veya çevirin
  • Resmi PDF çıktısı
Uygulamayı İndir

Yasal Çerçeve: TBK 350-351

Türk Borçlar Kanunu'nun 350. maddesi, kiraya verene; kendisinin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ya da işyeri gereksinimi nedeniyle kira sözleşmesini sona erdirme hakkı tanır. 351. madde ise yeni malikin aynı sebebe dayanarak tahliye isteyebileceği özel durumu düzenler (taşınmazın iktisabından itibaren bir ay içinde bildirim, altı ay sonra dava).

Tahliye, belirli süreli sözleşmelerde sürenin bitiminden itibaren bir ay, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak istenebilir.

Kimler İçin İhtiyaç İleri Sürülebilir?

  • Kiraya verenin kendisi
  • Kiraya verenin eşi
  • Altsoy (çocuklar, torunlar)
  • Üstsoy (anne, baba, büyükanne, büyükbaba)
  • Kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler (engelli kardeş gibi)

Samimi ve Zorunlu İhtiyaç Kavramı

Yargıtay kararlarına göre ihtiyaç sözde değil, gerçek olmalıdır. 'Samimi' ihtiyaç, kiraya verenin başka makul bir alternatifinin bulunmadığı, ihtiyacın sürekli ve önemli olduğu durumdur. 'Zorunlu' ihtiyaç ise ihtiyaç sahibinin başka bir taşınmazda oturma imkânının olmaması veya mevcut taşınmazın ihtiyacı karşılayamamasıdır.

Örneğin kiraya verenin başka boş bir taşınmazı varsa veya kira ile oturduğu yerde sözleşmesi devam ediyorsa ihtiyaç samimi sayılmaz. Bunun aksine, kendi oturduğu yerden tahliye edilmiş veya iş yeri için bulunduğu mekânın yetersiz olduğu somut delillerle ispatlanan kişiler için ihtiyaç kabul görür.

Dikkat

Mahkeme ihtiyacı dosyada ispatlamış görmezse davayı reddeder ve kiraya verenin lehine bir hüküm çıkmaz. Tahliye davası açmadan önce delil hazırlığı yapılmalıdır.

Arabuluculuk: Dava Şartı

Kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklarda olduğu gibi ihtiyaç tahliyesinde de 1 Eylül 2023'ten itibaren arabuluculuk başvurusu zorunludur. Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenmezse dava usulden reddedilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Bu kural emredicidir; sözleşmede başka mahkeme kararlaştırılmış olsa bile geçerli değildir.

Tahliye Sonrası 3 Yıl Yasağı (TBK 355)

TBK 355, ihtiyaç sebebiyle tahliye edilen taşınmazın üç yıl içinde haklı bir neden olmaksızın eski kiracıdan başkasına kiraya verilemeyeceğini düzenler. Yasak ihlal edilirse eski kiracı, son kira yılında ödediği bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat talep edebilir.

Pratikte bu hüküm, ihtiyaç tahliyesinin sahte gerekçeyle istenmesinin önüne geçmek için konulmuştur. Tahliyeden sonra üç yıl boyunca taşınmazın gerçekten ihtiyaç sahibi tarafından kullanılması gerekir.

Pratik Delil Hazırlığı

  • Kendi oturduğunuz konuttan tahliye için size çekilen ihtarname
  • Sağlık raporu (yaşlı anne-baba bakımı vb.)
  • İş yeri değişiklik belgeleri
  • Aile birleşimi belgeleri (evlilik, doğum vb.)
  • Tapu kaydı (taşınmazın size ait olduğu)
  • Nüfus kayıt örneği (yakınlık ilişkisi)
Dilekçe Bot Editörlüğü

Dilekçe Bot Editörlüğü

Yasal Yazışma ve Mevzuat Takip Birimi

Dilekçe Bot Editörlüğü, güncel mevzuat standartlarını ve resmi yazışma kurallarını takip ederek kullanıcılara en doğru dilekçe taslaklarını sunmak için içerik üretmektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır; güncel mevzuat ve somut olayınız bakımından farklılık gösterebilir, hukuki tavsiye veya avukat görüşü yerine geçmez. Somut durumunuz için mutlaka bir avukata ya da yetkili hukuk uzmanına danışın.